İçeriğe geç

BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne Kısa Bir Bakış

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Engelli Hakları Sözleşmesi’ne (EHS) odaklanan bir blog yazısı kaleme almak istedik. EHS nedir ve engelli hakları için neden merkezi bir konumdadır? Kısaca bu sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

EHS, engelli bireylerin haklarını ve onurunu korumayı amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2006 yılında kabul edilmiş uluslararası bir insan hakları sözleşmesidir.

Sözleşmenin 1. maddesi, EHS’nin amacını “engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmek” olarak açıklar.

BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden başlamak üzere daha önceki insan hakları metinleri, engelli bireyleri “herhangi diğer bir fark” gibi oldukça muğlak bir statü altında ele alıp görünmezliğe iterken, EHS engelli bireyleri doğrudan merkezine alarak engelli bireylerin eşit hak sahipleri olarak statülerini güvence altına alır.

Bir paradigma değişikliği olarak Engelli Hakları Sözleşmesi

EHS, engelliliğe dair sosyal ve hukuki yaklaşımlarda genel olarak bir ‘paradigma değişikliği’ olarak tanımlanır. Bu değişikliğin en az iki önemli boyutu vardır:

İlk olarak, EHS, engelli bireyler tarafından engelli  bireyler için hazırlanmış ilk insan hakları sözleşmesidir. Engelli bireylerin daha önce görülmemiş bir seviyede sözleşmenin hazırlanma sürecine bizzat katılımıyla dikkat çekmektedir.

EHS’nin hazırlık süreci gerçekten de engelli hakları hareketinin “Biz olmadan bizim için asla” sloganının yerinde bir örneğini oluşturur. Engelli bireylerin deneyimleri, görüşleri, ihtiyaçları ve beklentileri sözleşme dilini ve hükümlerini doğrudan şekillendirmiştir.

İkinci olarak, EHS engelliliğe bakışta köklü bir değişimi yansıtmaktadır. Engelliliği sadece hayırseverlik, merhamet veya tıbbi müdahale nesnesi olarak gören paternalist tutumlardan uzaklaşarak engelli bireylerin eşit hak sahibi bireyler olarak statülerini pekiştiren ve ayrımcılık ile engelleri ortadan kaldırmayı hedefleyen insan hakları temelli bir sosyal modeli benimser.

EHS’nin hak yelpazesi

EHS, engelli bireyler için hayatın her yönüne dair geniş bir hak yelpazesini kapsamaktadır.

Bunlar arasında yaşama hakkı (Madde 10), adalete erişim hakkı (Madde 13), kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (Madde 14), işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezaya maruz kalmama (Madde 15), düşünce ve ifade özgürlüğü ile bilgiye erişim hakkı (Madde 21), özel hayata saygı (Madde 22) ve hane ve aile hayatına saygı (Madde 23) gibi medeni ve siyasi haklar yer almaktadır.

EHS’nin engelli bireylerin hakları ile ilgili özel hükümleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında yasa önünde eşitlik (Madde 12), sömürü, şiddet veya istismara maruz kalmama (Madde 16) ve bağımsız yaşayabilme ve topluma dahil olma haklarını (Madde 19) sayabiliriz.

EHS, eğitim (Madde 24), sağlık (Madde 25), çalışma ve istihdam (Madde 27), yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma (Madde 28), siyasal ve kamusal yaşama (Madde 29) ve kültürel ve sosyal yaşama (Madde 30) katılma hakları gibi ekonomik, sosyal ve kültürel hakları da kapsamaktadır.

Ayrıca engelli kadınlar ve kız çocukları (Madde 6) ile engelli çocukların (Madde 7) farklılaşan koşullarını göz önünde bulundurarak bu grupların özel haklarını ayrı hükümlerle güvence altına alır.

Sonuç olarak…

Tüm bu yanlarıyla EHS, engelli bireylerin eşit haklara sahip, aktif üyeleri olarak toplumsal yaşamda yer edinmelerinin gereğinin altını çizerken engelli bireylerin hayatlarına dair yapılan tartışmalara ve alınan kararlara engelli bireylerin aktif katılımını talep eder.

Bu yaklaşım, EHS’yi yalnızca bir hukuki belge olmaktan çıkarıp, engelli bireylerin iradesi, onuru ve haklarının güçlü bir teyidi haline getirir.

Bugün itibariyle EHS’nin 164 imzacısı ve 191 tarafı bulunmaktadır. Bu taraflardan 190’ı devlet, 1 tanesi ise Avrupa Birliği’dir. EHS’yi onaylayan devletler, engelli bireylerin haklarını güvence altına alarak bu hakların uygun yasalar, politikalar ve önlemlerle hayata geçirilmesi yükümlülüğünü kabul eder.

Türkiye, 2007 yılında EHS’yi imzalayarak sözleşmenin ilk imzacılarından biri olmuş ve 2009 yılında sözleşmeyi onaylamıştır. Türkiye’nin sözleşmeye ilişkin bir çekince veya beyanı söz konusu değildir.

Engelli Hakları Sözleşmesi’nin Türkçe metnine ulaşmak için tıklayınız.

YORUM BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir